Sneijder

Sneijder

Önce şunu söyleyelim.
Galatasaray karşılaşmayı şüphesiz doğruluk etti. Maçın yıldızı ise 10 numara Wesley Sniejder’dı.
Enteresandır ve ben bunun için tesadüf demiyorum. Fenerbahçe mücadeleninden ardından en bir sürü eleştirilen oyuncular geçtiğimiz gün alanda bizzat boylarını gösterdiler ve hemen hemen önce defa ağırlıklarını koyarak maç kazandılar.
Örneğin Sneijder. O civarı açıkgöz oyuncu ki bu mücadelede oynayacağı mümkün berbat futbolla tribünlerin kesinlikle hedefi olacaktı. Bunun şüphesiz farkındaydı. Benim Düşünceme Yönelik bu sebeple tüm konsantrasyonunu meydana koydu. Ve 12 haftadır önce defa takımına maç kazandırdı. Halbuki Sneijder benzeri bir oyuncunun 12 hafta bul vermesi benzeri bir vaziyet mevzubahis olamaz. Sanıyorum bu maç onun amaçlı de bir başlama olacaktır. Yoksa yalnızca adınla, Türkiye’de dahi fakat bir yere civarı gidersin. Lig süresince Wesley benzeri bir oyuncu takımına benzer bu maç benzeri tek başına 6 ya da 7 maç kazandırmalı. Okumaya devam et

Çözüm global birey yetiştirmede

Çözüm global birey yetiştirmede

Şayet bunun için iş arama ümidini yitirdiğinden ve öbür nedenlerden ötürü iş aramayıp ama çalışmaya hazırlıklı haldeki 2.4 milyon kişiyi ek olarak eklersek, hakikat işsiz sayısı 6 milyona, hakikat işsizlik oranı da yüzde 23.2’e yükseliyor. Ekonomideki daralma aynı ritimde devam ettiğinden ötürü ocakta ayı ardından izah edecek rakamlar da işsizliğin artışına sebep olacak. Bunun Için Bağlı Olarak yüzde 15.5’lik resmi rakam ek olarak yukarılara çıkacak.
Yeni plato- Bu da bize 2001 krizinde tahmini yüzde 50 seviyesinde sıçrayan ve sonraki büyüme senelerinde dahi fakat 1 puanlık düşüş gösteren işsizliğin yepyeni bir platoya yerleşeceğine işaret ediyor.
Yaşamakta olduğumuz kriz bir reel pazar krizi. Global kaynaklı. Bu nedenle Türkiye’yi ihracat yöntemiyle da Okumaya devam et

Krizde 1/2 milyon işini kaybetmiş

Krizde 1/2 milyon işini kaybetmiş

Ek Olarak geçen senenin nisan ayı içinde işsizlik oranı yüzde 9.9 idi. Mayıs ayı içinde yüzde 9.2’ye civarı düştü. Ek Olarak Sonra devamlı tırmanmayla Şubat 2009’da yüzde 1 6.1 ‘e civarı çıktı. Tahmini yüzde 50’Iik artıştan ek olarak sonra nisanda işsizliğin yüzde 14.9’a gerilemesi tırmanışın durduğuna yorumlanabilir.
Bu vaziyet kötünün iyisidir. Yoksa ortada sevinilecek bir tablo yoktur. İşsizlik oranı yüzde 14.9, tarım dışı işsizlik oranı yüzde 18.2, kapsamlı boyutlu ve hakikat işsizlik oranı yüzde 21.7’dir. Ülkemiz bu rakamlarla esasen Güney Afrika, İspanya, Letonya, Estonya’dan ek olarak sonra hayat beşincisi durumundadır. Zira ümidini kaybeden ya da yabancı bir sebeple iş aramayıp da çalışmaya hazır durumda olanların sayısı 2 milyon 137 bindir. Bu rakam da işgücüne dahil olmak üzere edilirse 26 milyon 453 bin toplamında işgücüne ulaşılır. Bunun Için cevap 20 milyon 698 bin birey istihdam edilmekte ve neticede 5 milyon 775 bin birey işsiz yer almaktadır. Bu da kapsamlı ve hakikat boyutuyla işsizliğin yüzde 21.7 meydana geldiğini bize gösterir. Okumaya devam et

Altın bir müebbet dahi süründürebilir

Altın bir müebbet dahi süründürebilir

Türkiye bir sürü az altın çıkartan ama bunun için cevap ananesel altın yatırımcısı bir ülkedir. Hem Bir ziynet eşyası olarak hem bir de tasarruf amaçlı yaygın bir kullanım meydanına sahiptir. Belki Ülkemiz’de en yaygın mevduat aracı olarak mevduat sahibi olmayanlar vardır. Ama altına sahip olmahemen yan, veya Cumhuriyet altını olmayan yok gibidir. En azından parmağında ziynet eşyası, kolunda bilezik olarak Ülkemiz’de yaşayanlar altın sahibidir. Zira doğan çocuğa da izdivaç eden çifte de altın takılır. Bu sebeple Ülkemiz bir sürü az altın üretmesine cevap dünyanın en bir sürü altın stoku yer alan dördüncü ülkesidir. Toplamında altın stokunun da 5-6 bin ton meydana geldiği düşünülüyor. Bunun para bazlı meblağı da son ücretlerle beraber 200 milyar doları geçiyor. Kendimizi iyi farketmek amaçlı güzel bir ne amaçla. Okumaya devam et

Faiz artırımının ismi niçin yok

Faiz artırımının ismi niçin yok

Bu yıl amaçlı düşünülen enflasyon aralığının ortada noktası yüzde 6.9’dan yüzde 8.4’e yükseltildi. Bu oran Ekim 2009 Raporu’nda yüzde 5.4 idi. Böylelikle altı ayda Orta Bankası enflasyon tahminini 3 nokta artırarak yüzde 8.4’e çıkardı.
Bu oran hem de yıl sonu hedefi meydana gelen yüzde 6.5’in güvenlik bandı onay edilen artı ve eksik 2 puanlık bandın tam hududunda kalıyor. Hükümete ve Orta Bankası’na mektup yazılması icabı meydana çıkmıyor. Şayet tahmin edildiği benzeri gerçekleşirse. Okumaya devam et

Antep’ten İstanbul’a İstanbul’dan dünyay

Antep’ten İstanbul’a İstanbul’dan dünyay

Türkiye’de tatlı denince Gaziantep, Antep denince baklava akla ciro. Baklavayı bu civarı seven, ehemmiyet verici, geliştiren yabancı bir şehir yok. Onların yardımıyla de baklava çoğalış tüm Türkiye’ye mal oluyor. Çeşitleri arttı, kalitesi yükseldi.
Diyeceksiniz ki bu yaz gününde baklavadan laf faktörün vakti değil. Haklı olabilirsiniz. Baklava hafif bir tatlı değil. Üç dilimi 100 gr geliyor ve 398 kalori veriyor. Ama baklavayı sevenin de yaz-kış ayrımı yok. Yalnızca kışın daha sık sık ve daha çok, yazın daha az ve seyrek yeniyor. Bir de baklava kullanımı ramazanda, dini bayramlarda, yılbaşında patlama inşa ediyor. Ramazan da geliyor. Gelir senelerde tam yaz ortasına oturacak. Yazın baklava yenir mi yenmez mi göreceğiz.
DOĞUM GÜNÜ BAKLAVASI: Baklavayı Türkiye’ye en bir sürü yayan aile Güllüoğlu’dur. Benzer sürede en güzel baklava yapan gruplar içerisindedir. Güllüoğlu markası benzer aileden 14 birey yerine tescillidir. Enbaşta Antep ve İstanbul olmak üzere 100’lerce Güllüoğlu Baklavacısı faaliyettedir. Okumaya devam et

Önlemler 5 puanlık kredi düşüşü amaçlı mi

Önlemler 5 puanlık kredi düşüşü amaçlı mi

Ekonomi idaresinin bankacılarla toplantısında Orta Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, kredi artışıyla büyüme ve cari açık arasındaki ilişkiyi rakamlarla meydana koydu. Kredi artışı ve bu artışın büyümeye oranı 2006’da yüzde 41 ve yüzde 8.3, 2007’de yüzde 28 ve yüzde 7, 2008’de yüzde 30 ve yüzde 9, 2009’da yüzde 7 ve yüzde 2.6, 2010’da da yüzde 30’a cevap yüzde 11 seviyesinde gerçekleşmiş. Bu yıl büyümenin 10’da 1’i kredi artışından kaynaklı. Kredi büyümesinde yüzde 5’lik artışın da cari açığa artırıcı tesiri 2.1 puanı buluyor. Bunun Için yönelik yüzde 25’lik kredi artışı ekonomi idarenini huzursuz etmeyecek.
Ancak ekonominin işleyişi matematik halinde olmayabilir. Öyle olsaydı kredi tüketimi dik meydana iştirak eden ülkelerin cari açıkları da aynı biçimde olurdu. Bu Biçimde bir vaziyet yok. Fakat Türkiye’de belli bir ilişki meydana geldiği da hakikat. Rakamlar bunu yansıtıyor. Okumaya devam et

Faiz makasıyla dolar aşağıya Avro yukarı

Faiz makasıyla dolar aşağıya Avro yukarı

Abd’da izah eden iki veri ve Avrupa’da yapılmış olan bir izah ile dolar baş aşağıya gitti, Avro değerlendi. Baş aşağıya deyimini belki belli bir zaman mübalağalı inceleyebilirsiniz. Zira neticede parite 1.39’dan 1.41 ‘in üst kısmına atmış o kadar.
Ancak doların değerlenme sürecindeyiz. Hatta bir zamandır 1.40’a dayanıp kalmış. Bu açıdan Avro’ya karşın ölçüt kaybı kayda ölçüt.
Hafta sonu başlatılan Libya’yı havadan bombardımanın normalde dolara ölçüt kazandırması beklenir. Geçmiş Zamanda daima bu şekilde oluyor. Zira dünyanın en kuvvetli ülkesi ve parası dolar da dünyanın rezerv parası. Bir kaos hemen en güçlüye eğilim mevzubahis olunca dolar ölçüt kazanıyor. Libya olayında ise bu vaziyet gerçekleşmedi.
Biri, ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI’de izah eden enflasyon bilgileri. Tüketici enflasyonu şubat ayı içinde senelik bazda yüzde 1.6’dan yüzde 2.1 ‘e yükseldi ve son 20 ayın en dik seviyesine çıktı. Fakat enerji ve gıda ücretlerini Okumaya devam et

Sıfır faiz şahane yan tesiri olmasa

Sıfır faiz şahane yan tesiri olmasa

Dünyada bol ücret ve düşük faiz siyaseti, Ülkemiz’nin son zamanlarda reel faizleri düşürmesinde ve sonunda sıfıra civarı indirmesinde kocaman oyun oynadı. Gittikçe yükselen ve rekor seviyelere büyüyen cari açık ta bu ortamda kolayca finanse edildi. Enflasyonun ve Ülkemiz rizikosunun azalması yakınında global şartların da tesiriyle Hazine reel üremlerinin sıfırlanması, hükümete bütçenin öbür kalemlerinde ek olarak kapsamlı harcama imkanı verdi.
Yukarıda bu sabah amaçlı hazırladığımız tabloda, 2000 sonrasında bütçedeki faiz dışı harcamalar ile faiz ödemelerinin ulusal gelirdeki hisseleri yer ediniyor. Son sütun da stopajı düşüldükten ve tüketici enflasyonundan arındırıldıktan sonraki reel Hazine getirinini gösteriyor. Faiz 2011 seneyin 5 maaş çağında nominal olarak yüzde 8’e, reel olarak sıfıra indi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın koruduğu “sıfır reel faiz” seviyesine şimdiden ulaşılmış. Bundan sonraki amaç olsa olsa bunu sürdürmek olabilir. Okumaya devam et

Temel sorun çoğalış büyüme mi

Temel sorun çoğalış büyüme mi

Son birden çok ay içinde global ekonomide ve piyasalarda mühim gelişmeler yaşandı. Ülkemiz ekonomisi de hem bir bundan etkilendi hem bir de kendine has gelişmelerin etkisinde kaldı.
Yunanistan, İrlanda, Portekiz, İtalya ve İspanya dahil olmak üzere Avrupa borç krizi gittikçe tırmandı. Bu aynı zamanda Avrupa’yı banka krizi korkusu sardı.
ABD ve Avrupa ekonomilerinde canlanma durdu, yerini yavaşlamaya ve durgunluğa bıraktı. Üstelik resesyon ihtimalinin gündeme gelmesinden korkuluyor. Hayat aşağı yukarı büyüme oranında kayda ölçüt azalma bekleniyor. Global krizde 2. dip veya yepyeni bir kriz talepleri de güçlendi.
Avrupa bizzat meselelerine çözüm üretemiyor, politik hüküm mekanizması hüküm alamıyor. Abd’nın da borçlanma limitini artırmada aynı bir hale gerçek sürüklendiği gözlendi. Bu mühim bir itimat kaybı yarattı. Aynı zamanda tarihinde ilk defa ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin kredi notu kırıldı. Okumaya devam et