Rojava hesabı

Rojava hesabı

SURİYE’nin geleceği, bir zamandır Dicle’nin batısındaki bu topraklardan şekilleniyor.
Oysa, “Batı” manasına iştirak eden, ülkenin kuzeyini içeren ve Rojava diye hatıralan alanda hayatını sürdüren halka Suriye Devleti, kurulduktan 1 sene ardından, 1962’de yurttaşlık hakkını tanıdı.
Ancak bunu yaparken, kaygısından olsa sebep, simültane olarak bölgenin bir bölümünü yaratan Cezire’den başlayıp asimilasyona girişti; Araplaştırma siyaseti yürüttü.
Hatta o aşama Suriye Baas Partisi, “Cezire’nin Araplılığını savunma…”sloganını da üretti.
Buna karşın öbür yakada bulunan Türkiye’deki akrabalık ilişkileri bu siyasete dünya sağlamadı.
Suriye iç savaşıyla beraber Kürt Milli Konseyi Partisi’nin (PYD) bölgeye hâkimiyetiyle işler farklılaştı.
Bırakın Arap nüfusu, Barzani’ye ilişkili Kürtlerin bile Rojava’da organizasyon göstermesi imkanı kalmadı. Okumaya devam et

ABD: Bilmiyorum TSK: Bombalıyorum

ABD: Bilmiyorum TSK: Bombalıyorum

Ülkemiz’nin uzunca zamandır PYD/YPG ve ilişkili güçlerin ayrılarak Fırat’ın doğusuna geçmesini aradığı Menbiç problemi, çeşitli bir mertebeye geçti.
Nedeni de Suriye’de AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ile meydana gelen ihtilaf, Ülkemiz’nin desteğindeki Bağımsız Suriye Ordusu’nun El Bab’a yaklaşmasıyla beraber patlak verici gerilim.
Öncesinden alındığında bir sürü ek olarak tam olarak anlaşılıyor.
Ülkemiz, hudut ötesinde ameliyata önce başladığında Şam’ın Rusya destekli gökyüzü koruma sistemi nedeni ile gökyüzü desteği vermedi.
Genelkurmay Başkanı Org. Akar ile MİT Müsteşarı Fidan’ın 1 Kasım’da Moskova’ya gerçekleştirdikleri ziyaretle problemi aşmayı başardı.
Bunun üst kısmına, El Bab etrafında 11 Kasım’da 5, 13 Kasım’da da 16 sortilik gökyüzü akını yaptı; Kabaşin kasabasını elde etti. Okumaya devam et

Biri kur ötekisi kredi ile şirketlere çifte doping

Biri kur ötekisi kredi ile şirketlere çifte doping

Hem dövizini sat kampanyasının hem bir de yurtdışının tesiriyle kur artışının tahmini yarısı geriye verildi. Bu vaziyet sezon sonuna yaklaştığımız bugünlerde şirketleri ve bankaları mühim bir yükten kurtarıyor. Bilinen yıl nihayetinde bütçeler bağlanacak. Bunun amaçlı dolar kurunun düzeyi bir sürü mühim. Şirketler mühim ölçüde döviz borçlusu. Kârı zararı bunun için yönelik ayarlanacak, belki kambiyo zararları yazılacak.
Muhtemelen öngörülmeyen kur artışları karşısında endüstri şirketleri ve döviz borcu dik meydana gelen özel pazar şirketleri önemli zararlar yazacak. Zararlar kalınlaştıkça kârlar azalacak, bunun için ilişkili olarak vergiler de düşecek.
Ama bundan da ehemmiyetlisi firmaların bozulan bilançoları ekonomide de zincirleme bozucu tesirlere sebep olabilecek. Bu açıdan senelik bilançoların çıkmasına haftalar kala döviz kurunun aşağıya gelmesi bir sürü ciddi ve yaşamsal ehemmiyete sahipti. Okumaya devam et

Köprü, yol, ev nerede davranış orada bereket

Köprü, yol, ev nerede davranış orada bereket

İstanbul-İzmir Otobanı inşa şeklinde. İzmit Körfez geçişi Osmangazi Köprüsü ile bitti ve otoyol da Bursa’ya civarı faaliyete girdi. Otoyol bittiğinde İstanbul-İzmir arası 3.5 saate inecek. Birinci ve üçüncü kocaman şehir arasındaki erişim, ticaret ve hayat kanalları hızlanacak.
Yine Edirne’den başlayıp Çanakkale Boğazı’nı köprüyle geçtiğimiz yol da İzmir’e inecek. Bu vaziyette Çanakkale’ye İstanara’dan erişim da hızlanacak. İzmir, Bursa, Balıkesir’e davranış getirecek yöntemlerin bereketi ise şimdiden başladı dahi. Bunu da alakalı şehirlerdeki ev ücretlerinin bariz bir biçimde Ülkemiz’nin öbür şehir ve bölgelerinden ayrışmasından çıkarıyoruz. Bu köprü ve yöntemlerin geçtiği güzergâhlar ve bölgelerde bulunan konutlar Ülkemiz’nin en bir sürü prim yapan konutları haline geldi. Okumaya devam et

Yerel yönetim özerkliği mi? Yerel otonomluk mi?

Yerel yönetim özerkliği mi? Yerel otonomluk mi?

BİR söyleşide yerel idarelerin özerkliği konusunu dile getirmiştim. Konu üst kısmına yapılmış olan değerlendirmelerden, yerel otonomluk ile yerel idarelerin özerkliğinin birbirine karıştırıldığı benzeri bir netice çıkardım.
Bildiğiniz benzeri, 2003-2007 seneleri aralarında gerçekleştirilmeye çalışılan Kamu Idaresi Reformu, AK Parti iktidarının mühim projelerinden biriydi.
Projenin özü “merkeziyetçilikten uzaklaşma”düşüncesiydi. Bunun Için yönelik, yerel ve ortak hizmetlerin görülmesinde yerel yönetimler olası meydana geldiği civarı yetkilendirilecek ve sıkıntılar çıktığı yerde çözülecekti.
Yapılmak istenen, Avrupa Yerel Yönetimler Otonomluk Şartı’na uyumlu bir düzenlemeydi. Şuanki sistem ve yapı arasında yerel yönetimlere otonomluk öngörülmesine nazaran, projeye yöneltilen en katı tenkitler “Üniter yapı Okumaya devam et

Suçluları ararken

Suçluları ararken

FETÖ/ PDY soruşturması alanında gözaltına edinilen Cumhuriyet Savcısı T.D. itirafta bulundu: “Cemaat toplantılarında yahut çoklu/ikili sohbetlerde Fethullah Gülen’in özel bir birey meydana geldiği, Peygamber’imiz Hz. Muhammed ile uyku ile uyanıklık arasındaki ‘yatalihsiz kaza’ benzeri çeşitli boyutlarda diyalogda yer aldığı, bir bir sürü kez onu rüyalarında görüp istişare ettiği, ondan öğüt ve hükümler aldığı istikametinde konuşmalar yapılmaktaydı.”
Bu vaziyet tekil bir durum olsaydı, patolojik bir olay meydana geldiği söylenip geçilirdi. Fakat on binlerce üyesi meydana gelen ve ulaştığı güçle seçilmiş iktidarı devireceğini vehmeden bir Cemaat’in, davasını kutsallaştırmak amaçlı kullandığı işaret olunca vaziyet değişiyor.
Nasıl oluyor da “Ben de sizin benzeri bir insanım, kurutulmuş et yiyen, dul bir bayanın çocuğuyum”diye sinyal eden bir Peygamber’in (TEZ) ümmeti olanlar, bizzat hocalarını birey üstü bir mevkiye oturtabildi? Okumaya devam et

Bayrak protokolü

Bayrak protokolü

Irak Kürdistan Bölge Idaresi Başkanı Barzani’nin Ülkemiz programı esnasında göndere Kürdistan bayrağı çekilmesinin tartışması sürecek benzeri görünüyor.
Nitekim, geçtiğimiz gün de MILLIYETÇI HAREKET PARTISI Öncüsü Hükümet Bahçeli, reaksiyonunu “özne” kullanmadan katı bir dille, “Aymazlık…Skandal…”kelimeleriyle ifade etti.
Önceki günkü Kabine toplantısından ardından da Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Geçmiş zamanda de Barzani’nin aynı zamanda karşılandığını hatırlattı.
Tartışmalar aralarında meydana çıkan sual şu: Karşılamalarda göndere bayrağın çekilmesine kim hüküm veriyor?
Yani bu bir diplomasinin anlaşma kaidesi mı?
Çağdaş beynelmilel ilişkilerin temelini yaratan 30 Yıl Savaşları sonrasında 1648’de imza adan Vestfalya Antlaşması’ndan itibaren meydana gelen kaideleri taradım, konu hakkında kişilere danıştım, bir akıbete ulaşamadım.
Çünkü kaidelerin belirlendiği Vestfalya Antlaşması, Avrupa’yı kasıp kavuran Katolikler ile Protestanlar aralarında 26 yıl devam eden savaşın 1644’te bitmesiyle meydana çıkmıştı. Okumaya devam et

Irak prizmasından bölge siyaseti

Irak prizmasından bölge siyaseti

Bazı tarihi olayların tam manası fakat zaman içerisinde belirir. Hatta bunların bir sürü çeşitli seviyelerde değerlendirilebilmesi de olasıdır. Irak savaşı beynelmilel sistem tarafından gayrı yasal bir savaştı. Sistemin önder ülkesi kendisine kayıp vermeyen bir statükoyu değiştirme hüküm ve azmiyle bu savaşı inşa etti. Beklemediği biçimde de yaptığı işin altında kaldı.
İşin bu tarafını ve yaşananların beşeri açıdan Irak halklarına yüklediği fiyati hayat yedi senedir tartışıyor. tartışmayı da sürdürecek ve belki de günün birinde bu savaşın mimarlarından hesap sorulacak bir noktaya da gelinecek. Fakat şunu da teslim etmek gerekir ki savaş hem Irak’ın aynı zamanda bölgenin geleceğini köklü bir biçimde değiştirdi. Okumaya devam et

İnsanı huzursuz eden tarafı

İnsanı huzursuz eden tarafı

Meclisten ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI başkentine giden kurullar Cumhurbaşkanımız Gül ve Obama’nın müzakeresi, buradan geçerse Temsilciler Meclisi’nden geçer mi telaşı; başka bir deyişle tam bir pandomim yaşandı.
Yazıya artık oylamanın neticesi belli olmadan oturdum. Esasen sonuçtan müstakil yalama olmuş bir vaziyetle karşı karşıyayız. Ülkemiz’nin ABD BIRLEŞIK DEVLETLERI ile üstelik onun ötesinde bütün hayat ile ilişkilerinde bu ipoteği bir bir sürü kez taşıyarak siyaset yapmasının insanı huzursuz eden tarafı üstünde durmak istiyorum.
1915 vakalarının ne türlü tanımlanacağı konusundaki bu dövüş onyıllardır devam ediyor. 12 Eylül idaresi vaktiyle çağın Başkanı Ronald Reagan “soykırım” sözcüğünü kullanmıştı. Amerikan yönetimleri tekrar bunu tekrarlamadı. Fakat işin en huzursuz edici tarafı bu çeşit bir adımın atılmasına karşı çıkanlar ya da planın Kongre’den geçmesini Okumaya devam et

Esad’ın yeni Suriye’si


Esad’ın yeni Suriye’si

SURİYE Hükümet Başkanı Beşar Esad ile görüşürken birçok konuya giremedik. Esasında İran ve Hizbullah ile ilişkilerden Lübnan üstünde yine kuruluş edilen Suriye tesirine, ekonominin gidişatından ülkedeki birey haklarının vaziyetine civarı konuşulacak çok birşey de vardı.
2005 senesinde eskiyen Lübnan Başbakanı Refik Hariri’nin alçakça öldürülmesinden ardından Suriye’deki düzen kritik stress altında kalmıştı. Vakanın Suriye aracılığıyla tezgâhlandığına konusunda evrensel bir kanaat dünyaya hâkimdi.
ABD o dönemde Suriye’den büyükelçisini çekti. Suikastla alakalı BIRLEŞMIŞ MILLETLER soruşturmasının önce savcısı yazdığı raporda rejimin bu işte dahli meydana geldiğini kuvvetli biçimde ima ediyordu.
Hariri’nin öldürülmesi, dünyanın bunun için gösterdiği reaksiyon Lübnan’da 14 Şubat ya da Sedir hareketi ismi verilen demokratik hareketlenmeyi de başlatmıştı. Kentli Lübnanlılar ülkelerini Suriye’nin pençesinden kurtarmak Okumaya devam et